|
|
February 04
Winamp 5.541
Dünyanın en çok tercih edilen medya oynatıcısı Winamp yeni bir görünüm ve alıştığımızdan farklı bir tarz ile geliştirilmiş olsada hala en çok kullandığımız müzik aracımız. Programa eklenen ve ileride çok kullanılıcağı düşünülen özellikler (Dashborad, Remote vb.) beta olarak yazılımda kullanıcılara sunulurken, daha az tıklanabilen alan ile bütün bir arayüz oluşturulmuş bulunuyor.Şimdi ise güvenlik açıklarının ele alınarak daha çok sağlamlaştırılan programda yeniden dizayn edilmiş "Bento" skin'i eklenmiş. iPod ve benzeri taşınabilir müzik aygıtlarına sağlanan destek arttırılmış ve cihazların senkronizasyonu geliştirilmiş durumda.
İNDİR
BSplayer 2.30
BSPlayer AVI, MPG, ASF, WAV ve MP3 gibi tüm ses ve görüntü dosyaları oynatabilme yeteneğine sahip popüler bir medya oynatıcı. Bu programın tercih edilmesinin başlıca nedenleri arasında az yer kaplaması, çok hızlı açılması, arayüzünün Türkçeleştirilebilmesi ve diğer tüm oynatıcıların sahip olduğu özellikler sayılabilir.
İNDİR
iTunes 8.0.2.20
Tüm dijital müzik ve videolarınızı oynatıp yönetebileceğiniz, Mac ve PC için Apple tarafından geliştirilen ücretsiz medya oynatıcısı ve yöneticisi iTunes gelişimine son hızıyla devam ediyor. Müzik arşivi yönetimi konusunda basitliği ve sade arayüzü ile en çok kullanılan programlardan biri olan iTunes sahip olduğu geniş seçenekler ve gelişmiş özellikleri ile kullanıcılara birçok hizmet sunuyor.
İNDİR
Aimp 2
Winamp'ın yerini doldurabilecek sağlam bir müzik oynatıcı olan AİMP, ufak boyutuyla hem sistemi yormuyor, hem de bilgisayar başında size sorunsuz, rahat bir ortam oynatıcısı olarak eşlik ediyor. Winamp'ın bütün özelliklerini içeren programda birden çok çalma listesi sekmeli bir şekilde düzenlenebiliyor.
İNDİR
LimeWire 4.18.8

Dünyanın en çok tercih edilen paylaşım programlarından olan LimeWire ile müzik, resim, video, program ve doküman gibi dosyaları indirebilir ve paylaşabilirsiniz.Dosyaları indirdiğiniz kişiler ile bağlantı kurabilme ve anlık mesajlaşma (chat) gerçekleştirebilme.İndirdiğiniz müzik veya video dosyasını dahili medya oynatıcı ile dinleme veya izleme.Dosya indirme işlemlerini yarıda bırakabilme ve bir sonraki açılışta kaldığınız yerden indirme işlemine devam edebilme.Bilgisayarın bir şekilde kapanma ihtimaline karşı sonraki açılışta indirmekte olduğunuz dosyaların indirme işlemine (download) devam edebilme ve kayıp yaşamama.
BearShare 7.0
En büyük müzik topluluğuna katıl 15 milyondan fazla BEDAVA şarkı ve video,
- IPod ve oyuncuların desteklediği MP3!
- Ücretsiz Müzik ve videoları Paylaşın,
Keşfedin ve İndirin.
- Diğer kullanıcıların profillerini,
fotoğraflarını ve müzik kütüphanelerini görüntüle.
- Yeni arkadaşlar edinin. Eskileri ile bağlantı kurun.
- Aynı sanatçılar için tutkularını paylaşan kullanıcılarla buluşun.
İNDİR |
CCLEANER
 Sisteminizi kolayca ve hızlı bir şekilde optimize edin. Diskleri temizleyin, sorunları çözün ve daha birçok uygulamayla sisteminizi rahatlatın. Kullanım kolaylığı, ücretsiz olması ve Türkçe olması sebebiyle bu program olmassa olmazlarınız arasına girecek ve bu programı kullanarak sisteminizi daha kararlı ve hızlı hale getireceksiniz.
İNDİR
FormatFactory 1.65
FormatFactory çok fonksiyonlu bir medya format dönüştürücüsüdür. Tüm medya formatlarını birbirine dönüştüren tamamen ücretsiz bir program olan FormatFactory'de dönüştürebileceğiniz belli başlı formatlar ise şöyle tüm MP4/3GP/MPG/AVI/WMV/FLV/SWF, MP3/OGG/WMA/M4A/WAV, JPG/BMP/PNG/TIF/ICO/ ve daha birçoğu... Ayrıca DVD ripleme özelliği ile de bilgisayarınıza kaydetmek istediğiniz DVD filmleri çok kolay bir şekilde ripleyebileceksiniz. Sahip olduğu özellik ile MP4 için iPod/iPhone/PSP format desteği de sunmaktadır. RMVB kaynak dosyaları desteği de mevcuttur.
İNDİR
Windows Live Messenger 2009
Windows Live Messenger yeni versiyonu ile bilgisayarınızda yer alması gereken en önemli programlardan birisi olmaya devam ediyor. Dünyanın en çok kullanılan anlık iletişim programı olan Windows Live Messenger programı yeni versiyonunda birçok yeni ve farklı özellik de bulunuyor. Grafiksel arayüzü biraz daha değiştirilen ve yumuşatılan program temel özellikler açısından eski sürümlerinin istikrarını sürdürüyor. Ancak yeni eklenen özellikler ile interneti daha verimli kullanmanıza ve arkadaşlarınızla daha fazla iletişim içinde olmanızı sağlıyor.
İNDİR
Çoklu MSN Açma Yaması
Windows Live Messenger'ın 8.0, 8.1, 8.5 ve en son çıkan 9.0 beta sürümlerini destekleyen birden fazla Windows Live Messenger penceresi ve oturumu açabilmenize yarayan, reklamları, tabları, arama butonunu isteğiniz doğrultusunda kaldırabileceğiniz minik ama başarılı bir yama olan WLM Universal Patch en yeni Messenger sürümü ile de uyumlu...
İNDİR
Google Earth 4.3
Google Earth uydu resimlerini, haritaları ve Google Search gücünü kombine ederek dünyanın coğrafyasını bilgileriyle birlikte masaüstünüze taşırken dünyanın herhangi bir köşesini parmaklarınızın ucuna getiriyor. Google Earth ile uzaydan kendi mahallenize bir uçuş gerçekleştirebilirsiniz. Sadece adres belirterek Google Earth'ün size belirttiğiniz adresi göstermesini sağlayabilir zoom in özelliği ile sokaklardaki arabalara çöp kutularına kadar detaylı bir şekilde kuş bakışı olarak bakabilirsiniz.
İNDİR
Adobe Flash Player 10.0.12.36
Mükemmel internet deneyimleri yaşamak istiyorsanız ve sitelerdeki görselliği tatmak istiyorsanız Flash Player'ın bilgisayarınızda kurulu olması gerekmektedir.
İNDİR
Google Chrome
Google Chrome minimal tasarımıyla son derece pratik bir alternatif bir web tarayıcısı. İnternet kullanımının yaygınlaşması ve gelişmesiyle birlikte bu alanda en önemli yapılardan olan web tarayıcılarının rekabetine bir yenisini ekleyen internet devi Google programın hızlı, basit ve güvenli yapısını ön plana çıkarıyor.
İNDİR
Mozilla Firefox 3.0.5
Mozilla firmasının gözbebeği durumundaki Firefox'un yeni versiyonu çıktı. Bu yeni versiyon ile birçok yeni özellik ve geliştirme de bizleri bekliyor. Internet Explorer'a karşı en ciddi rakip olarak tanımlanan Firefox'un bu yeni versiyonu da aradaki rekabeti iyice kızıştıracak gibi görünüyor. Sahip olduğu kullanım kolaylıkları ve açık kaynak kodlu bir yazılım olması dolayısıyla kullanıcıları cezbeden Firefox kendini geliştirmeye ve değiştirmeye devam ediyor. Bu gelişimin geldiği en son nokta ise bu versiyon ile birlikte kullanıcılara sunulmuş durumda.
İNDİR
Opera 9.63
Opera, mevcut internet tarayıcıları arasındaki en hızlı ve en güçlü internet tarayıcısıdır. Çevrimiçi olduğunuzda internete ulaşmak ve çevrimiçi işlerinizi halletmek için ihtiyacınız olan tarayıcıların en iyisi ülkemizde çok bilinmese de Opera'dır. Bu son sürümü ile çok daha hızlı ve web standartlarına da mükemmel bir şekilde uyumludur.
Odesa Hafıza Oku
Üreticisi tarafından hayret uyandırıcı bir oyun olarak tanıtılan Odesa Hafıza oyunu, oynadıktan sonra 'bu nasıl oluyor?' sorusunu kendinize soracaksınız. Sonuça inanamayıp, tekrar tekrar değişik rakamlarla deneme yapacağınızı dile getiriyorlar. Zaman geçirmek için değişik bir hafıza okuma oyunu.
August 24
Bu vatan için gittiler...! Başka Türkiye yok...! UNUTMAYALIM...!
================================================================================================
GÜZEL DİNİMİZ
================================================================================================
HABER
===============================================================================================
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Benim hayatta yegane fahrim (onurum), servetim, Türklükten başka bir şey değildir.
Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir.
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.
Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı.
Atatürk Özel Köşesi
ATATÜRK'ÜN BAZI ÖZELLİKLERİ
-“Atatürk” hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine” Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.-Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama canı istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.-Binlerce kitabı vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in unlu Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.-Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.-Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.-Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.Lacivert takım giymeyi sevmezdi.-Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.-Evinde, çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.-Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti.Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, “Ne de güzel halkçılık ama” demişti.-Cephelerde düşmanla göğüs göğse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.-Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardı.-Eğitim hayatı boyunca en basarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayatı boyunca sürdü.-İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: “Adam olmak demektir hocam,adam olmak!”
ATATÜRK'ÜN GEOMETRİ KİTABI
Atatürk’ün yaşamında matematiğin önemi bu güne kadar bildiğimiz veya ilkokullarda öğrenmiş olduğumuz gibi matematik öğretmeninin Kemal ismini vermesinden çok ötedir. Cumhuriyetten önce çeşitli okullarda okutulmuş matematik kitaplarını incelerseniz; içlerinde Arap harfleriyle yazılmış formüller çoktu.Atatürk’ ün matematik dünyasına kazandırdığı diğer bazı terimlerden de şöyle örnekler verebiliriz;
Bölen-Maksumunaleyh Bölme-Taksim Bölüm-Haric-i Kısmet Bölünebilme-Kabiliyet-i Taksim Çarpı-Zarb Çarpan-Mazrup Çarpanlara Ayırma-Mazrubata Tefrik Çember-Muhit-i Daire Çıkarma-Tarh Dikey-Amudi Limit-Gaye Ondalık-Aşar’i Parabol-Kat’ı Mükafti Piramit-Ehram Prizma-Menşur Sadeleştirme-İhtisar Pay-Suret Payda-Mahrec Teğet-Hatt-ı Mübas
Atatürk’ ün bulduğu bu ve bunlar gibi bir çok terimler günümüzde hala geçerliliğini korumakta ve matematiği bizler için daha anlaşılır kılmaktadır. Atatürk’ ün amacı daima daha uyguna doğru ilerlemekti.İşte aşağıda;
NOT:Rar şifresi;www.matematiktukusu.com
ATATÜRK VE 19
1881'de 19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğmuştur. Atatürk, Selanik'te doğdu. ( Selanik "سلانيك"sözcüğünün "ebced" hesabıyla değeri 171'dir. 9 x 19 = 171 )
1881, Rumi takvime göre 1297'dir. ( 1 + 2 + 9 + 7 = 19 )
Atatürk'ün nüfus cüzdanı numarası : 993814 ( 19 x 52306 = 993814 )
Atatürk, Harp Okulu'nu 20'nci olarak bitirdi. Subaylardan birisi yabancı olduğu için mezun olan 19 subaydan biri oldu
Atatürk, Harp Akademisi'nin 57'nci dönemine kaydoldu. ( 19 x 3 = 57 )
Atatürk, 19 Nisan 1909'da Hareket Ordusu ile İstanbul'a girdi.
Atatürk, 19 Aralık 1915'te albay oldu.
Atatürk, 19 Mart 1916'da tuğgeneral oldu.
Atatürk, Çanakkale Savaşı'nda 57'nci Alay'ın konutanlığını üstlendi. ( 3 x 19 = 57 )
Sağlığında, İngiliz İmparatorluğu Hükümeti Atatürk' ün doğum gününü tebrik için Türk Hükümeti 'nden sormuş, ATATÜRK 19 Mayıs 1881 (19 x 99)diye yanıtlamış ve kayıtlara böyle geçmiştir.
1900'de (19 x 100) 19 yaşında Harbiye' ye girmiştir.
19 Aralık 1904' de bağımsız düşüncelerinden ötürü yıldız sarayına çağrıldı.
Harp akademisinden aldığı sicil 317-8 dir. 3+1+7+8=19
Atatürk, Samsun'a çıktığında 38 yaşındaydı. ( 19 x 2 = 38 )
Atatürk, Samsun'da 19 gün kaldı.
Atatürk, 4 Temmuz 1919'da Erzurum'a gitti. 19 gün sonra 23 Temmuz'da Erzurum Kongresi'ni topladı.
Atatürk, 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi'nden 114 gün sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gitti. ( 19 x 6 = 114 )
Atatürk, İstanbul'a toplam 19 kez geldi.
Atatürk'ün Latife Hanım ile olan evliliği 912 gün sürdü. ( 19 x 48 = 912 )
TBMM'nin ilk kütüğündeki sıra numarası 19'dur.
Çanakkale Savaşının zaferle sonuçlanmasında 19' uncu fırka'yı (tümen) kurmuş ve ona komuta etmiştir.
19 Mayıs 1915' de albay oldu.
Mahiyetindeki komutanlara: "Ben size, taarruz edin demiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar yerimize başka kuvvetler gelebilir" demişelindeki çok az kuvvetle 19 Mayıs 1915' e kadar oyalama muharebesi ile düşmanı tutmuştur. Düşmanın yine Çanakkale' deki başarısızlıkları sonucunda 10 Aralık 1915'te Gelibolu Yarımadası boşaltılmıştır.
Zor bir duruma düşen 7. Ordu'ya komutan tayin edilen M. Kemal, bir düşman saldırısını seziyor ve hazırlanıyor. Nitekim 19 Eylül sabahı düşman harekete geçiyor, hem de kat kat üstün kuvvetlerle. Sağındaki ve solundaki kuvvetler epeyce kayıp verdikleri halde M. Kemal zamanında aldığı tedbirlerle kayıp vermekten kurtuluyor.
19 Mayıs' ta Samsun' a çıkacak olan Atatürk' ün bindiği vapurda 19 yolcu vardı. 19 Mayıs 1963 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Prof. Dr. Tarık ZaferTunaya'nın 19 Mayıs ve ötesi adlı makalesinden.
19 Mayıs 1919' da Samsun'a çıkıyor. Bu tarihte 3 tane 19 rakamı vardır ki Atatürk' ün ömrü de zaten 3 x 19 dur. 19 Mayıs 1919' da 2 x 19=38 yaşındaydı.
19 yıl Türk Milleti'nin hakimiyetine bilfiil hakim olmuş, Türk Milletine Baş Komutan ve Devlet başkanı olarak hizmet etmiştir. (1919-1938)
Milli Mücadele' ye fiili olarak başlaması için komutanlara yaptığı konuşma veMeclis'te Milli davanın gerçekleşmesi yolunda güdülecek siyasetin kararabağlanma tarihi de 19 Kasım 1919 'dur.
Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazandıktan sonra, başarısına karşılık TBMM kendisine olan minnet ve şükranını belirtmek için 19 Eylül 1921' de kabul ettiği özel bir kanunla Mareşallik ve Gazilik unvanı vermiştir.
Millete yayınladığı bir beyanname ile Osmanlı Devleti'nin hayat ve egemenliğinin sona erdiğini belirterek Türk Milleti'ni hayat ve bağımsızlığa kavuşturmak için, Ankara ' da olağanüstü bir Meclis toplantısı ve Türk Milleti'nin iradesini bu Meclise devretmeyi 19 Mart 1920 'de kararlaştırmıştır.
Hitabet sanatının bir şaheseri olan Büyük Nutuk' un sonundaki Türk Gençliği'neHitabesi de başlangıç cümlesiyle beraber 19 cümledir.
Büyük devlet adamı ve eşsiz kahramanın adı ve soyadı "MUSTAFA KEMAL ATATÜRK" 19 harftir.
"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ". Bu şaheser cümle 19 harftir.
"İSTİKLAL GÖKLERDEDİR" Ne rastlantıdır ki, Atatürk' ün bu sözleri de 19 harftir.
10 Kasım 1938 (19 x 2 x 19) (10 Kasım günü saat 9 da 10+9=19) 3 x 19 =57 yaşında ölümlü yaşama gözlerini kapamıştır.
Cenazesi büyük bir merasimle 19 Kasım 1938 günü Yavuz zırhlısı ile İzmit' e götürülmüştür.
En Büyük Kahraman'ın ebediyete intikali üzerine arkadaşı ve halefi İsmet İnönü' nün Türk Milletine beyannamesi 19 cümledir.
Doğum ve ölüm yılları (1881 ve 1938), 19 sayısının katlarıdır.
1919 rakamında 101 tane 19 vardır.
İlk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik alanında savaştı, üçüncü 19' uncu yılda devlet başkanı sıfatı ile hizmet etti.
Atatürk'ün cenaze töreninde Chopin'in 19 notalı 19'uncu Marşı çalındı.
Atatürk'e verilen madalyaların toplamı 19'dur.
Atatürk, 19.000 TL nakit miras bıraktı.
Atatürk'ün, İstanbul Akaretler Yokuşu'nda oturduğu evinin numarası 76 idi. ( 19 x 4 = 76 )
ATATÜRK BELGESELLERİ
ATATÜRK'ÜN VASİYETİ
"Malik olduğum bütün nukut (para) ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi (mallarımı) Halk Partisi'ne atideki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum. 1- Nukut ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır. 2- Her seneki nemadan bana nispetleri şerefli mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, (kız kardeşi) Makbule'ye ayda 1000; (manevi kızları) Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki 100'er lira verilecektir. 3- Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek para verilecektir. 4- Makbule yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır. 5- İsmet İnönü'nün çocuklarına, yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır. 6- Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına tahsis edilecektir.
|
|
|
|
|
ATATÜRK'ÜN ÖLÜM TUTANAĞI
ATATÜRK'ÜN ÖZEL EŞYALARI





FATİH SULTAN MEHMET HAN
| Osmanlı Padişahlarının yedincisi.İstanbul’un fatihi, II.Murad Han’ın oğlu. 30 Mart 1431 Pazar günü Edirne’de dünyaya geldi.Babası II.Murat, annesi Hümâ Hatun’dur.Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanaklı, kırmızı - beyaz tenli, kolları adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük ulemasından birisi idi. Yedi tane yabancı lisan bilirdi. Âlim, sâir ve sanatkârları toplar ve onlarla sohbetten çok hoşlanırdı. Gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacağı işler hususunda, en yakınlarına bile hiçbir şey sızdırmazdı. Küçük yaşlarda tahsiline ve yetiştirilmesine çok önem verilen Şehzade Mehmet devrin en mümtaz alimlerinden ilim öğrendi.İlk hocası Molla Yegan’dı.Akşemseddin hazretleri şehzadenin her şeyi ile bizzat ilgilendi. 12 yaşına gelince devlet idaresini öğrenmesi için Manisa’ya vali olarak gönderildi. Kısa süre sonra babası tarafından tahta çıkarıldı. Bu sırada Şehzade Fatih henüz 13 yaşındaydı fakat bundan faydalanmak isteyen yeni bir haçlı ordusunun Türk topraklarına girmesi üzerine Fatih Sultan Mehmed, babasını tekrar tahta davet etti.
|
|
|
|
|
1451 tarihinde babası II.Murad’ın vefatı üzerine Fatih Sultan Mehmed, ikinci defa Osmanlı tahtına oturduğunda henüz 19 yaşındaydı. Fatih babası ve ecdadını zamanında zaptolunamayan Bizansı ele geçirip Peygamber Efendimizin ‘İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir’ müjdesine mahzar olmak istiyordu. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarını yıkacak büyüklükteki topların planını bizzat kendisi hazırlayarak, o zamana kadar yapılan toplardan çok daha büyük toplar döktürdü. Bunlardan Şâhî adı verilen bir tanesi çok büyük idi. Bu top 600-700 kilo ağırlığındaki granit gülleleri 1200 metreye kadar fırlatabiliyor ve patladığı zaman metrelerce mesafeden duyulabiliyordu.Bu korkunç topun ilk tecrübesinin yapılacağı sırada Fatih Edirne’de haberi olmayanların dilleri tutulmasın diye, hamile kadınlar çocuklarını düşürmesinler diye, daha evvelinde bütün şehre tellallar vasıtasıyla topun atılacağı saati ilan etmiştir. Bu muazzam top Edirne’den İstanbul’a elli çift manda ile iki ayda getirilebilmiş nakil esnasında yolların ve köprülerin tamiri işinde yüzlerce insan çalıştırılmıştı.
Fatih, 1453 yılı 23 Mart’ta ordusuyla Edirne’den hareket etti. Kuşatma 6 Nisan’da başladı. 18 Nisan’da İstanbul adaları alındı. 22 Nisan gecesi Türk donanması karadan Haliç’e indirildi ve son olarak 29 Mayıs sabahı yapılan taarruzla, muhtelif devletler tarafından yirmi sekiz defa muhasara edilen İstanbul, Osmanlı topraklarına katılmış oldu.
Savaş sonunda Fatih, beyaz atına binmiş, ordusunun önünde, yanında hocaları bulunduğu halde İstanbul’a ilk defa girerken, şehir halkı heyecanla Türk ordusunu karşılamaktadır. Ak sakalı ve ağır duruşuyla Akşemseddin’i padişah sanarak ellerindeki çiçek demetlerini ona vermeye çalışan şehir halkına göz ucuyla Fatih Sultan Mehmed’i göstererek ; ‘Sultan Mehmed odur, çiçekleri ona veriniz’ demek istiyordu. Fatih de Akşemseddin‘i göstererek ;’Gidiniz gene ona veriniz.. Sultan Mehmed benim ama o benim hocamdır’ dedi.
Fatih, şehre girince doğruca Ayasofya’nın önüne gelir. Burada büyük rütbeli papazlar, keşişler ve halk padişahın atının ayaklarına ağlayarak kapanırlar. O zamanlarda bir hükümdar, bir şehri zapdettiği zaman yağma ederdi. Bizanslılar da bunu bekliyorlardı fakat büyük Türk Sultanı bu yerlerde sürünen Bizanslılara şu şahane sözleri söylemiştir: ‘Kalkınız ve müsterih olunuz. Ben Sultan Mehmed; hepinize söylüyorum ki, bu andan itibaren ne hürriyetleriniz, ne de hayatlarınız hakkında gazap-ı şahanemden korkmayınız. Kimsenin malı yağma edilmeyecektir. Kimseye zulüm yapılmayacaktır. Hiç kimse dini inanışlarından dolayı cezalandırılmayacaktır.’ Bu şahane müsamaha Rumları şaşırttı. Bu ne büyük kumandandı! Bu ne inanılmaz sözlerdi!
Fatih Sultan Mehmed, dünyanın en büyük kilisesi ve bütün Avrupa’nın ayakta kalan en eski yapısı olan Ayasofya’yı camiye çevirdi. Fatih bu mabedin kıyamete kadar cami olarak kalmasını yazılı olarak vasiyet ve vakfeylemiştir.
1127 sene kilise, 481 sene de câmi olarak kullanılan Ayasofya, 1934'de müze haline getirildi.Fatih, Enez'i, Galata ve Kefe'yi Osmanlı topraklarına dahil etti. Limni, İmroz, Semendirek, Tasoz, Bozcaada ve Boğdan'ı aldı.Belgrad’ı muhasara ettiği zaman çarpışmaya bizzat katıldı. Alnından ve dizinden ciddi şekilde yaralandı. 1458'de Mora'yı kısmen, bir sene sonra da Sırbistan'ı tamamen aldı. 1461'de Amasra'yı ve İsfendiyar Oğulları Beyliğini Osmanlı topraklarına dahil etti. Trabzon Rum İmparatorluğunu ortadan kaldırdı. 1462'de Romariya, Yayçe ve Midilli'yi aldı. 1463 senesinde Papa'nın büyük gayretleri ile toplanan ve savaşa katılan herkesin altı aylık günahının affolunacağı ilân edilen 20 devletin katıldığı bir haçlı ittifakı ile 16 sene savaştı. 1463'de Bosna'yı fethetti ve Hersek'i de tabiiyeti altına aldı . 1466'da Konya ve Karaman’ı aldı. Arnavutluğu tamamen Osmanlı topraklarına kattı. 1470'de Agriboz'u aldı.Uzun Hasan'ı Otlukbeli savaşında kesinlikle yendi. Zafer şükranesi olarak kırkbin esiri salıvererek, hürriyetlerine kavuşturdu. 1476'da Boğdan'ı Osmanlı topraklarına kattı. Otuz sene içinde tam yirmibeş seferi bizzat kendisi idare etti. 900.000 bin kilometrekare olan topraklarını 2.214.000 kilometrekareye çıkardı.Fatih Sultan Mehmed, Venedikliler tarafından tertiplenen tam ondört suikastten kurtuldu. Son suikastten ise kurtulamadı. Venedikliler, bu büyük hükümdarı, aslen bir yahudi olan Maestro Jacopo isimli bir doktor vasıtasıyla zehirleterek öldürmeye muvaffak oldular. Tarihçi Babinger'e göre bu suikastçi doktor, Yakup Pasa unvanı ile sarayın doktorları arasında bulunuyordu. 1481 Mayıs’ının üçüncü günü yine bir sefere çıkmışken, Gebze'de ordugâhında Perşembe günü vefat etti. Papa, Büyük Hakan’ın ölümünde tam üç gün üç gece bütün kiliselerin çanlarını çaldırtarak sevinç ayinleri yaptırdı. Fatih 49 sene bir ay beş gün yaşadı. İki imparatorluk, dört krallık ve onbir prenslik yıkan büyük hükümdarın cenaze namazı Fatih Camiinde Şeyh Muslihiddin Mustafa Vefa Efendi Hazretleri kıldırdı. Türbesi Fatih Camii yanındadır. (Allah rahmet eylesin.)

FATİH'İN İNSAN HAKLARI AHİDNAMESİ
Fatih, Müslüman Türk Milletine yapmış olduğu büyük hizmetlerle, dünyanın en büyük hükümdarlarından birisi olduğunu ispat etmiştir. İstanbul gibi, cihanın bir incisi olan, bu muhteşem beldeyi Türk Milletine kazandırmıştır. Yapmış olduğu çalışmalar ile, memleketinde büyük çapta bir imar hareketini gerçekleştirmiştir. Bugünün üniversitesi olan (Fatih Külliyesi)ni 1470 senesinde tamamlamış, İstanbul'u fethettiği zaman 8 tane kiliseyi camiye çevirmiş, etrafındaki papaz odalarını da medrese yapmıştır. Ayrıca bir çok Anadolu kasabasında da medreseler yaptırmıştır.Hz. Eyyüb EI - Ensâri'nin (r.a.) kabri Fatih zamanında keşfedilmiştir.
Erkek çocukları : Mustafa, İkinci Bayezid, Cem, Korkud. Kızı : Gevherhan Sultan.
SULTAN ALPARSLAN
Selçuklu Hükümdarlarının en meşhuru, en kahramanı ve Anadolu kapılarını Türklere açan yiğit sultan.
1033' de doğdu. Asıl ismi Muhammed bin Davut Çağrı olup lakabı Alp Arslandır. Küçük yaşta tahsile başladı ve zamanın alimleri tarafından en iyi şekilde yetiştirildi.
Alp Arslan, amcası Tuğrul Bey' in 1063' de vefatı üzerine ikinci Selçuklu Sultanı olarak tahta çıktı. Önce saltanatına karşı çıkan büyük amcası İnanç Yabgu ve akrbası Kutalmış' la çarpıştı ve isyanları bastırdı. Bundan sonra ilk olarak Gürcistan ve Dopu Anadolu seferine çıktı. Şavşat, Oltu, Kars ve Ani kalelerini ele geçirdi. Ermeni krallığını hakimiyeti altına aldı. Yine bu sırada oğlu Melikşah ve Nizamülmülk komutasındaki kuvvetler ve Van ve çevresini ele geçirdiler (1064).
Sultan Alp Arslan, yıldırım sürati ile gerçekleştirdiği bu fetihlerden sonra, İslam' ın dahili düşmanı Fatimilere ve harici düşmanı Bizanslılara karşı iki büyük sefere girişti. İlk olarak 1070 yılında Ehl-i sünnet düşmanı, bozuk itikad sahibi Mısır' daki Fatimiler üzerine yürüdü. Yolda Malazgirt ve Erciş kalelerini fetheden Sultan, Fatimilere tabi Haleb' i kuşattı ve şehri kısa sürede zabtetti. Bu sefer üzerinei Fatimiler Suriye' den çekildi ve Mekke emiri artık Fatimiler yerine hutbeyi Abbasi halifesi ve Türk sultanı adına okumaya başladı.
Ancak Alp Arslan Faimilere karşı seferini tamamlayamadan dönmeye mecbur kaldı. Zira bu sırada Bizans İmparatoru Romanos Diogenis' in ikiyüz bin küşülik büyük ordu ile ilerlediğini ve arkadan çevrilmek üzere olduğunu öğrendi. Alp Arslan, Bizans ordusu ve Malazgirt civarında az bir kuvvetle karşılaşmak zorunda kaldı.

26 Ağustos 1071 Cuma günü atından inip secdeye vararak; "Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir. Bana yardım et, sözlerimde hilaf varsa beni kahret." duası ile Malazgirt meydan muharebesine girişti ve kuvvet azlığını giderecek mahirane bir taktikle Bizans ordusunu perişan etti. Tarihin en büyük zaferi ile Alp Arslan, Türk-İslam ve hatta dünya tarihinde neticeleri çok büyük olan bir dönüm noktasının kahramanı oldu. Onun, esir edilen imparatoru; "Allah iyikik düşünenelerin arzularını gerçekleştirir. Bu sebeple seni tahtına iade edeceğim." diyerek serbest bırakmasını bütün müellifler hayranlıkla yazarlar.
Sultan Alp Arslan, 42 yaşında Malazgirt zaferinden sonra Maveraünnehr seferine giderken, Hana kalesinin fethi sırasında bir batıni tarafından şehid edildi (1072).
"Cihan sultanı", "Ebü'l-Feth" (çok fetih yapan) ve "Sultan-ül-adil" lakapları ile anılan Alp Arslan, saltanatı müddetince İslam dinine hizmet etti. Dinine sıkı sıkı bağlı idi. İslamiyet'i içten yıkmaya çalışan gizli düşmanlara ve batıni hareketlerine karşı çok hassastı. Hatta bir dafesında; "Kaç defa söyledim. Biz bu ülkeleri Allahü tealanın izniyle silah kuvveti ile aldık. Temiz müslümanlarız, bid' at (yani dinde reform) nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki, Allahü teala halis Türkleri aziz kıldı." demişti.
Alp Arslan, büyük tarihi zaferlerinin yanı sıra, medreseler kurmak, ilim adamlarına ve talebeye vakıf geliri ile maaşlar tahsis etmek, imar ve sulama tesisleri vücuda getirmek suretiyle de hizmetler yapmıştır. Ayrıca İmam-ı a'zam' ın türbesini, Harizm Camii ve Şadyah kalesini ve daha pek çok eseri inşa ettirmiştir.
ATTİLA
Büyük Hun İmparatoru'dur. 395 yılında doğdu. Hun Devleti'nin kurucularından Muncuk'un oğludur. 434 yılında kardeşi Bledu ile birlikte İmparatorluğun başına geçti. Bir süre sonra kardeşinin öldürülmesiyle Tuna kıyılarından Çin Seddi'ne kadar uzayan imparatorluğun tek hâkimi oldu. 750 bin kişilik ordusuyla Galya şehirlerini alt üst etti. Orleans'ı kuşattı. Kuzey İtalya'yı silindir gibi ezip geçti. Avrupa'yı titreten bir cihangir oldu. 453 yılında öldü.Tıpkı Büyük İskender gibi bütün dünyaya hâkim olmak ihtirası ile dopdolu bulunan Attila, bu büyük emelini tamamen gerçekleştiremedi. Ancak tarihin tanıdığı en ünlü cihangirlerden biri oldu.Gençliğini barış için rehin olarak Roma'da geçirmiş, bu yüzden Roma kültürünün yanı sıra zaaflarını ve karakterlerini incelemişti. Latince'yi de ana dili gibi öğrenmişti. Hükümdar olduktan sonra Romalılar hakkındaki bütün bu bilgilerini en iyi şekilde değerlendirmeyi başardı. Attilâ önce Doğu Roma'yı hedef aldı. Bizans üzerine yürüdü. Kendisinden aman dileyen İmparatoru yıllık vergiye bağladı. Bir süre sonra vergisini ödemeyen imparatora, bunu pek pahalıya ödetti. Balkanlardan Mora'ya, oradan İstanbul kapılarına kadar olan bölgeyi ele geçirdi. Bizanslılar vergiyi iki misline çıkartarak İstanbul'u kurtardılar. Fakat, bu arada Bizans İmparatoru III. Valentinianus, bir suikastçi göndererek Attilâ'yı öldürtmeye teşebbüs etti. Bu teşebbüs sonuçsuz kaldı. İmparator bu kez kendi emriyle suikasti hazırlayanın kafasını kestirip Attilâ'ya göndermekle, kendisini temize çıkarmaya kalkıştı.
Bu arada III. Valentinianus'un hayatı boyunca evlenmemeye mahkum ettiği kız kardeşi, rahibe olarak kapatıldığı manastırdan Attilâ'ya bir nişan yüzüğü göndererek kendisiyle evlenmeye hazır olduğunu bildirdi. Bütün Avrupa'ya dehşet saçan Attilâ, Bizans İmparatoru'na daha sert bir mesaj göndererek, nişanlısının kapatılmış bulunduğu manastırdan serbest bırakılmasını ve müstakbel eşine çeyiz olarak Batı Roma İmparatorluğunun yarısının verilmesini istedi. III. Valentinianus, Büyük Türk-Hun İmparatoru'nun bu teklifi karşısında kara kara düşüncelere daldı. Bunun verdiği huzursuzluk bütün Bizans'ı kapladı. Doğu Roma İmpatorluğu sınırları içinde bitip tükenmek bilmeyen korkulu günler ve aylar başladı,
Attilâ'nın bütün emeli Batı ile Doğu Roma İmparatorluklarının kendisine karşı birleşmelerini önlemekti. İki cephede birden savaşmak istemiyordu. Doğu Roma'yı bu huzursuzluğun içinde bıraktıktan sonra ani bir kararla Batı Roma'ya yürüdü. Bir hallaç pamuğu gibi attı, Batı Roma İmparatorluğu'nu.

Roma'ya girmesinin gün meselesi halini aldığı bir sırada Papa III. Leon, bizzat Attilâ'nın karargâhına giderek Roma'yı çiğnememesi için ricada bulundu. Hattâ bunun için kendisine yalvardı. Papanın bu yalvarışı karşısında istilâyı durdurmayı kabul eden Attilâ, Romalıları çok ağır bir vergiye bağladı.Sekiz yıl içinde bütün Avrupa'da eşi görülmemiş ölçüde büyük bir istilâda bulunan Attilâ, korku ve dehşet ifade eden tek isim oluvermişti. Bu yüzden son derece âdil bir hükümdar olmasına rağmen bütün Avrupa kendisini barbar gözüyle gördü. Onun etrafına saçtığı büyük korku ve dehşetin psikolojik bir sonucu olmuştu bu yanlış teşhis...

Attilâ yalnız büyük bir istilâcı ve yaman bir komutan değil, mükemmel bir hükümdardı. Tarih onu, milletine medenî bir düzen veren ve dünyada posta teşkilatını kuran ilk kişi olarak tanır.Attilâ'nın ilk eşi ve baş kadını Arıkan idi. Ölümünden sonra yerine geçen oğlu İlek'in anası olan Arıkan'dan başka bir kaç kadın daha almıştı. 453 yılında büyük Türk-Hun İmparatorluğu'nun başkenti olan Etzelburg'da (Bugün Macaristan sınırları içinde bulunan Attila şehri) İlkido adında genç bir kızla evlendi. Elli sekiz yaşında olmasına rağmen son derece dinç ve kuvvetli idi. Evlendiği gecenin sabahında, bütün Avrupa'yı tir tir titreten cihangir, yatağında ölü bulundu. Ağzından, burnundan boşanan kanlarla, bütün yatak kıpkırmızı olmuştu. Ölümünün şiddetli bir burun kanamasından mı, bir hastalıktan mı, yoksa bir suikast sonucu mu meydana geldiği kesinlikle anlaşılamadı. Cenazesi, ölümünün ertesi günü yapılan çok büyük bir törenle kaldırıldı. Cesedi altın bir tabuta konulmuştu. Bu tabut, önce gümüş, sonra da demir bir mahfazanın içine yerleştirilmiş ve böylece toprağa verilmişti.Attilâ, ölümünden sonra, kimse tarafından rahatsız edilmeden ebedî uykusunu uyumak isterdi. Bunu, böyle vasiyet etmişti. Bu nedenle mezarını kazıp kendisini toprağa verenler okla vurulmak suretiyle hemen oracıkta öldürüldü. Sonra mezarının yanından geçmekte olan bir çayın mecrası değiştirildi. Sular başta tarafa, muhtemel olarak mezarın üzerinden verilen yeni mecrasına akıtıldı. Böylelikle büyük cihangirin son arzusu yerine getirilmiş oldu. Ne yazık ki bugün mezarının yeri dahi bilinmez...
TÜRK çocuğu ecdadını tanıdıkça,daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Mustafa Kemal ATATÜRK
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE...!
|
|
| |
|
|
|
|
|